Sit Alanı Nedir?

Sit Alanı Nedir?

Doğal güzellikleri bozulmamış yerler, arkeolojik kalıntılar veya kendine özgü mimari anlayışıyla öne çıkan kasabalar, herkesin gezmekten zevk aldığı ve bozulmadan bugüne gelmesine hayret ettiği yerlerdir. Bu yerler için sit alanı tabiri kullanılır. Zaten o yerler de bugüne gelebilmelerini bu kavrama borçludurlar.

Sit alanı Fransızca konum, yer, mevki demek olan “site” sözcüğünden gelir. Genel olarak tarihi ve doğal güzelliklere sahip, ender bulunan alanlar sit alanı kabul edilir. Sit alanları ilan edilirken doğal değerlerin korunması ve sonraki kuşaklara bozulmadan aktarılması hedeflenir. Örneğin tarih öncesinden bugüne gelen, yapıldıkları devrin mimari, sosyal ve ekonomik özelliklerini yansıtan, geçmişteki uygarlıklar hakkında bilgilere ulaşabildiğimiz yerlere sit alanı denilir. Geçmişte önemli tarihi olayların meydana geldiği yerler veya tespit edilmiş tabiat özellikleri ile öne çıkan yerler de korunması gereken alanlar statüsünde yer alır.

Bu alanlar koruma altında tutulur ve buralarda yapılaşmaya izin verilmez veya yapılaşma belli şartlara bağlıdır. Sit alanları arkeolojik, tarihi, kentsel ve doğal sit alanları olmak üzere dörde ayrılır. Ayrıca sit alanlarının mevcut özelliklerine göre bağlı bulundukları grupların çakışması da mümkündür. Yani bir yer hem arkeolojik hem doğal sit alanı olabilir.

Sit alanlarının koruma kullanma şartlarının belirlenmesi ve denetimi önceleri Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yapılmaktayken 2011’den itibaren yetkiler Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na devredilmiştir. Yine aynı dönemde bu bakanlık bünyesinde Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü kurulmuştur. Sit alanlarına bu müdürlük tarafından karar verilirken bu alanlarla ilgili uygulamalar için de yine aynı yerden izin alınması lazımdır. Konuyla ilgili süreç ve değerlendirmeler Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’nün ilgili internet sitesinde detaylı anlatılmıştır. (http://csb.gov.tr/gm/tabiat/index.php?Sayfa=sss)

Arkeolojik Sit Alanı

Arkeolojik sit alanları, tarih öncesi veya tarihsel döneme ait uygarlıklar hakkında bilgiler veren alanlardır. Bu yerlerde geçmişteki insanların yaşam biçimleri, sosyoekonomik durumları ve kullandıkları mimari yapılar hakkında ipuçlarına rastlamak mümkündür. Bahsi geçen arkeolojik sit alanları, yer altında, yer üstünde ve su altında bulunabilir. Örneğin Efes Antik Kenti Türkiye’nin en büyük arkeolojik sit alanıdır.

efes antik kenti

Arkeolojik sit alanları özelliklerine ve taşıdıkları öneme göre 1., 2. ve 3. derece arkeolojik sit alanı ve kentsel arkeolojik sit alanı olmak üzere dörde ayrılır. Bu alanları koruma ve kullanma koşulları da derecelere göre değişir. Ama bu yerlerin hepsi için ortak bazı kurallar vardır. Örneğin buralarda yeni tarımsal alanlar, kireç, taş, tuğla, mermer ocağı açılamaz; buralardan taş, toprak vs. alınamaz veya bu alanlara toprak, çöp, sanayi atığı gibi malzemeler dökülemez. Sit alanlarındaki ören yerlerinde gezi yolu, bilet gişesi, bekçi kulübesi gibi düzenlemeler koruma kurulundan izin alınarak yapılır.

1. Derece Arkeolojik Sit Alanı Nedir?

1. derece arkeolojik sit alanlarında hiçbir şekilde yapılaşmaya izin verilmez. Buralar korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak sit alanlarıdır. 1. derece arkeolojik sit alanlarında zorunlu altyapı uygulamaları için kazı yapılması gerekiyorsa, müze müdürlüğünün veya kazı başkanının görüşüyle konu koruma kurulunda değerlendirilir.

2. Derece Arkeolojik Sit Alanı Nedir?

Bu alanlar korunması gereken, ancak koruma ve kullanma koşulları koruma kurulları tarafından belirlenecek, korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunacak sit alanlarıdır. Yani ancak bazı kurallar dâhilinde kullanılabilirler.

3. Derece Arkeolojik Sit Alanı Nedir?

Buralar kullanma kararları doğrultusunda yeni düzenlemelere izin verilebilecek arkeolojik alanlardır. Yani koruma altında fakat yeni düzenlemeler ile birlikte kullanıma açık alanlara 3. derece sit alanı denir. Bu yerlerde inşaat izni verilmeden evvel, ilgili müze müdürlüğü uzmanları tarafından sondaj kazısı gerçekleştirilmeli, sondaj sonuçları koruma kuruluna iletilip kurul kararı alındıktan sonra uygulamaya geçilmelidir. Ayrıca yeni yapı yoğunluğunun, mevcut imar planı ile belirlenmiş yoğunluğu aşmamasına dikkat edilmelidir.

Kentsel Arkeolojik Sitler


Kentsel arkeolojik sitler, korunması gerekli taşınmaz kültür varlıklarını içeren ve korunması gerekli kentsel dokuların birlikte bulunduğunu yerlerdir. Örneğin Sultanahmet semti kentsel arkeolojik sit alanıdır. Buralarda arkeolojik değerlerin sağlıklı ve kapsamlı envanter çalışması yapılmalıdır. Bu çalışma sonucunda hazırlanacak planlar onanmadan, parsel ölçeğinde uygulamaya geçilemez.

Kentsel arkeolojik sitlerde mevcut yıkıntı temeller üzerine, o temellerin ait olduğu eski yapı, korunması gerekli kültür varlığı niteliği taşıyorsa, ilgili Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunca uygun görülmesi şartıyla yeniden ayağa kaldırılabilir.

Ayrıca bu yerler birden çok sit özelliği aynı anda bulunduğu için karmaşık sit olarak adlandırılabilir. Örneğin bir alanda kentsel doku örneği ya da mimari yapılar bulunurken, yer altında varlığı bilinen çok özel kalıntılar olabilir.

Doğal Sit Alanı Nedir?

Doğal sit alanları, kendiliğinden veya insan müdahalesi ile yapılan düzenlemeler sonucu oluşmuş sit alanlarıdır. Jeolojik devirlere ait olup, ender bulunmaları nedeniyle olağanüstü özelliklere sahip, yer üstünde, yeraltında veya su altında bulunan korunması gerekli alanlardır. Doğal sitler, bilimsel araştırma, jeolojik yapı, çevresel gözlemler, ekolojik gözlemler ve topografik yapı hususlarında özellikleri dikkate alınarak tespit edilir. Bu alanların korunması için bilgi verici ve uyarıcı levhalar konulur.

Örneğin doğal güzellikleriyle ünlü, bembeyaz travertenlerin yer aldığı Pamukkale veya Manyas Kuş Cenneti, sahip oldukları özelliklerinden ötürü, korunması gereken doğal sit alanlarıdır. Doğal sit alanları da kendi içinde 1.,2. ve 3. derece olmak üzere üçe ayrılır.

1. Derece Doğal Sit Alanları

Bilimsel muhafaza açısından evrensel değeri olan, ilginç özellik ve güzelliklere sahip olması ve ender bulunması nedeniyle kamu yararı açısından mutlaka korunması gereken yerlerdir. Bu alanlar, korumaya yönelik bilimsel çalışmalar dışında aynen korunmalıdır. 1. derece doğal sitlerde bitki örtüsünü, topografyayı, silueti bozabilecek ve tahribat yaratabilecek hiçbir eyleme izin verilmez. Ama zorunlu durumlarda altyapı çalışmalarına, otoparka, teleferik gibi yapılara izin verilebilir.

2. Derece Doğal Sit Alanları

Doğal yapısının korunması ve geliştirilmesi gözetilirken, kamu yararı için belirli şartlarla kullanıma açılabilecek alanlardır. Buralarda turizm yatırım ve turizm işletme belgeli turistik tesisler ile hizmete yönelik yapılar dışında herhangi bir yapılaşmaya izin verilmez.

3. Derece Doğal Sit Alanları

Doğal yapısının korunması ve geliştirilmesi ile birlikte, bulunduğu bölgenin potansiyeli ve kullanım özellikleri göz önünde bulundurularak konut kullanımına açılabilecek alanlardır. Yani bu alanları konut kullanımına açma olanağı vardır. Ancak bu durum çevre düzeni, nazım plan ve koruma amaçlı imar planı gibi şartlara bağlıdır.

Kentsel Sit Alanı Nedir?

Kentsel sit alanları mimari, tarihsel ve estetik açıdan önemli olan alanlardır. Tarih öncesinden bugüne kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olan bu yerler, yaşadıkları devirlerin sosyoekonomik ve mimari özelliklerini yansıtırlar. Buralar içinde belli oranda tescilli yapı barındırır. Örneğin Safranbolu birbirinden güzel sokakları ve kendine has dokusu itibariyle korunması gereken kentsel sit alanlarındandır.

Tarihi Sit Alanı Nedir?

Tarihi sit alanları milli ve askeri tarih açısından önemli yerleşim alanlarıdır. Buralar toplumların hafızalarında yer etmiş korunması gereken dokuları içinde barındırır. Örneğin Çanakkale Savaşı’nda kilit öneme sahip Gelibolu Yarımadası tarihi sit alanıdır. Elbette tarihi sit alanlarını da bozacak eylemlerde bulunmak yasaktır. Bu alanlar içinde yer alan anıt ve şehitliklerin düzenleme ve gerekli onarımları için projeleriyle birlikte koruma kurulundan izin alınması gerekir.

Türkiye’de bulunan sit alanları sayıları

2015 sonu verilerine göre Türkiye’de 13 bin 947 arkeolojik, 267 kentsel, 159 tarihi, 32 kentsel arkeolojik, 77 karma sit alanı vardır. Ayrıca doğal sit alanı ile çakışan 358 yerle birlikte toplam 14 bin 840 sit alanı mevcuttur.

Sit Alanlarıyla İlgili Son Düzenlemeler ve Eleştiriler Nelerdir?

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 2014’te başlattığı Doğal Sit Alanlarının Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma Projesi ile Türkiye genelinde 2,5 milyon hektar sit alanı gözden geçirildi. Aralık 2016’da açıklanan sonuçlara göre çalışma ile turizm sektörünün dar bir alanda boğulmaması hedefleniyordu.

Bakanlık kimi alanların doğal sit olma özelliğini kaybettiğini, bazı yerlerin ise yanlışlıkla sit ilan edildiğini bu yüzden yeni bir düzenleme yapılması gerektiğini savundu.

Sonuç olarak yeni çalışma ile jeolojik dönemlere ait, ender bulunan ve olağanüstü özelliklere sahip yerlerin 1., 2. ve 3. derece sit olarak anılmamasına karar verildi. Bunun yerine sit alanları artık kesin korunacak alan, nitelikli doğal koruma alanı ile sürdürülebilir koruma ve kontrollü kullanım alanı olarak gruplandırılacak. Bu çalışma sit kavramının altını oyduğu ve doğal güzellikleri tahrip ederek yapılaşmanın önünü açacağı endişesiyle eleştiriliyor. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir